Sık Kullanılanlara Ekle

Dilbeste

16/3/2006 - serap...

Ben, 40 yıllık bir kanser uzmanı olarak maddeyi asan sayısız olayla karşılaÅŸtım ve bunları, o olaya ÅŸahit olanlarla birlikte belgelereyerek özel bir arÅŸiv yaptım. Bunlardan 1976 yılında yasanmış bir olayı size nakletmek istiyorum. 
Kanser hastanesinde baÅŸhekimken Serap adında genç bir hanim hastam vardı. Bu hastam göğüs kanserine yakalanmış ve tedavi için yurt dışına gitmek istemesine raÄŸmen, bazı formaliteler sebebiyle o imkanı bulamamıştı. Serap'i özel bir ilgiyle bizzat ben tedavi altına aldım. Ve kısa bir sure sonra da Allah'ın izniyle iyileÅŸtiÄŸini gördüm. Ancak Serap'in da bütün diÄŸer kanserliler gibi ilk 5 yıllık sureyi çok dikkatli geçirmesi gerekiyordu. 
Bir is kadını olan Serap, 4 yıl kadar sonra 1 ihale için İzmir'e gitmek istedi. Kış aylarında olduğumuz için uçakla gitmesi sartiya kabul ettim. Maalesef bilet bulamamış ve benden habersiz bindiği otobüsün kaza geçirmesi üzerine 6 saat kadar mahsur kalmış.
Dönüşünden kısa 1 sure sonra kanser, kemik ve akciğerine yayıldı. Serap bacak kemiklerindeki metasaz nedeniyle yürüye-mez hale gelirken, hastalığın akciğerdeki tezahürü sebebiyle de devamlı olarak oksijen cihazı kullanıyor ve söylediği her kelimeden sonra ağzını o cihaza yapıştırarak nefes almak zorunda kalıyordu. Evine gittiğim gün, yine güçlükle konuşarak:
--Doktor bey, dedi. Ben size...dargınım. 
--"Niçin?"diye sordum. 
--"Siz...dindar...bir...insanmışsınız...niçin...bana...da, Allah'ı...olumu...ahreti...anlatmıyorsunuz?" 
Dini inançlarının çok zayıf olduÄŸunu bildiÄŸim için bu teklifi karsısında oldukça sasırdım. O'nu üzmemeye çalışarak: 
--"Doktora ulaÅŸmak kolaydır dedim. Parayı bastırdın mi istediÄŸine tedavi olursun. Ancak iman tedavisi için gönülden istek duymalısın..." 
KonuÅŸmaya mecali olmadığından "ben o isteÄŸi duyuyorum" manasında başını salladı. Artık ümitsiz bir tıbbi tedavinin yanı sıra, ebedi hayatin ve saadetin reçetesi olan iman derslerimiz baÅŸlamış ve son günlerini yasayan Serap için bu dersler "hızlandırılmalı öğretime" dönmüştü. Anlattığım iman hakikatlerini bütün ruhuyla meczediyor ve arada bir soru soruyordu. Vefatına bir hafta kala: 
--"Doktor bey, dedi. Ben...olurken...ne...söylemeliyim?" 
--"Senin durumun çok özel" dedim. Kelime-i Åžehadet sana uzun gelir. O ani fark edince Muhammed (s.a.v) sana yeter." 
O, haliyle tebessüm ederek yine başını salladı. Çok ıstırabı olduÄŸu için Serap'a sürekli morfin yapıyor ve O'nu uyutmaya çalışıyorduk. Ben, bir is seyahati sebebiyle bir müddet ziyaretine gidemedim. Dönüşümde annesi telefon ederek: 
--"Serap, bir haftadır morfin yaptırmıyor." Dedi. "Sabahlara kadar inliyor ve çok ıstırap çekiyor. 
"Hemen eve gittim ve iÄŸne yaptırmamasının sebebini sordum. Aldığım cevabi hala unutamıyor ve hatırladıkça ürperiyorum.-"Ya morfinin tesiriyle ölüme uykuda yakalanır ve son nefeste "Muhammed" diyemezsem?. 
İste Serap, böyle bir hanimdi. Bu arada benden istihareye yatmamı ve eÄŸer bir kaç gün daha ömrü varsa , son günü uyanık kalacak ÅŸekilde morfin yaptırılmasını rica etti. Ben hiç adetim olmadığı halde cuma gününe rastlayan o gece istihareye yattım ve Serap'in acizliÄŸi hürmetine olacak ki Salı gününe kadar yaÅŸayacağına dair iÅŸaret sezdim. Ertesi gün O'na: 
--"Hiç korkma!" dedim. "İğneyi vurdurabilirsin."Ve Serap bir veda niteliÄŸi taşıyan bu görüşmemizde son sorusunu da sordu: 
--"Doktor bey...Azrail...bana...nasıl...goru...necek?" 
--"Kızım," dedim. "O bir melek deÄŸil mi?Hiç merak etme, sana yakışıklı bir prens gibi gelecektir."Salı günü Serap'in ağırlaÅŸtığı haberini alınca hemen eve gittim. Ancak vefatına yetiÅŸememiÅŸtim. Ailesi tam manasıyla periÅŸandı. Sadece kendisine uzun müddet bakan dindar bir hanim akrabası ayaktaydı ve beni görünce yanıma gelerek: 
--"Doktor bey, biliyor musunuz , bu evde biraz önce bir mucize yasandı!" dedi ve devam etti: 
--Serap, bir saat kadar önce oksijen cihazını attı ve "yataktan kalkması imkansız" denmesine raÄŸmen kalkarak ab dest aldı, iki rekat namaz kildi. Bütün ev halkı hayretten donup kaldık. Ve kelime-i Åžahadet getirerek vefat etmeden biraz önce de: 
--"Doktor Bey'e söyleyin, dedi. Azrail, O'nun söylediÄŸinden de güzelmiÅŸ!!!" 

Onk. Dr. Haluk Nurbaki 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2006-08-06 01:24:35 - selam..

Yazan kartopum
tüylerim diken diken oldu.. Bizede prens gibi görünür inşallah azrail.
iyi günler canımm..
Bağlantı

2006-07-07 23:41:55 - Selamunaleyküm..

Yazan birdirbir
Her okuduğumda gözyaşlarıma engel olamıyorum. İbret alınacak çok şey olduğu gibi şükredecek ne kadar çok şeye sahib olduğumuzu da hatırlatıyor insana.. Allah her ikisinin de ruhunu şad etsin inşallah. (Doktoru ve hastasını)

Kalbi muhabbetle kardeÅŸim
Bağlantı

2006-04-27 13:28:36 - elbette

Yazan dilbeste
elbette ekleyebilirisiniz izin ne demek...
Bağlantı

2006-04-27 12:24:17 - arkadaÅŸ olmam

Yazan BALKOVANI
çok güzel bir sayfa hazırlamışsınız tebrik ederim. ben de hasta haklarıyla ilgili bir sayfa hazırlıyorum.Sizi arkadaş listeme eklemek isterim izniniz olursa.
yazılarınızdan bazılarını sayfamda tanıtmak da isterim izniniz olursa(tabi sizi belirterek)
başarılar dilerim.
Bağlantı

2006-04-23 17:27:27 - SELAM....

Yazan Ozdemir
ALLAH IN RAHMETİ VE BEREKETİ ÜZERİNE OLSUN
Bağlantı

2006-04-22 12:35:33 - merhaba...

Yazan visal
Herkese Merhabalar,
Visal ve Firak üzre buradayım
Visal ve Firak olacak güncemin genel konusu
Ama sadece bukadarla da kalmayacak,hayata dair her şeyi paylaşmaya çalışağım..
Zaten hayatımız da hep bu ikilemelerden oluşmuyor mu?
Med-Cezirler
Sevinç ve hüzün
Komik ve Trajik
Her ÅŸey olacak burada
Alıntılar olacak,kendi paylaşımlarım olacak
Eğer siz de buralardaysanız,bir şeyleri paylaşabiliyoruz olacak
Vel hasıl,

Visal ve Firak Başlıyor Efendim
Bağlantı

2006-04-12 09:27:18 - ..

Yazan ilkayoguzhan
daha önce de okumuş ve çok üzülmüştüm bu hikayeye
ama sevinilecek bir durum serap için değil mi..
Bağlantı

2006-04-09 17:40:16 - merhabalar... Az önce dökülen gözyaşlarım,yukardaki yazınıza...

Yazan Enna
MEVLİD KANDİLİ'NİZİ TEBRİK EDERİM...
Hz. Muhammed in doğum yıldönümü olan bu gecenin; herkese, hayırlara vesile olmasını bütün kalbimle diliyor; dualarınızda yer almayı temenni ediyorum...
Hak Teâlâ Hazretleri buyuruyor:
"Ey Resûl-i Ekremim! Benim kullarım "Rabbi-miz uzakta mıdır, yakında mıdır?" diyerek sana beni sordukları zaman sen onlara cevap ver ki: Ben onlara pek yakınımdır. Bana duâ eden kulumun duasını kabul ederim. Duâ ettiğinde benden duâlarının kabulünü istesinler. Ve bana îman etsinler. Umulur ki onlar îmanları ve duâları sebebiyle doğru yola vâsıl olurlar ve irşâd olunurlar. "(Bakara Sûresi, 186)

Düzenleyen Enna gün: 9/4/2006 saat: 05:41
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda


Arkadaşlarım

ismail
mag0323
nymphia
derin
milkboy
esin
muzafferakkaya
nurdane diken
melsa
vedat1987
yenilgi
hamitakcay
gezginft
caglar
halime
AYÅžEN YILDIZ
tugbatugba
omasozturk
ilkayoguzhan
shekkercik
mycandostu
sudaayakizleri
zahitbugdayli
yunusum
enna
suzidil
naribeyza
dolunayvakti
konjenital
arifce
ucarsu
isra
beyazatli
Özkan Özdemir
rehguzar
dungeon dungeon
sinemasinema
sumeyye2
tirtilim
kalemabi
maximilyan
HÜSEYİN AYDIN
atesveruzgar
berguzar
takibahcem
fezawww
Blogcu Yardım
remziyeyigit
nehar
online ziyaretçi Ziyaretçi Defteri